Herkes güzel bir evlilik ömür boyu süren bir beraberlik yaparak evlilik hayatını sürdürmek ister. Ancak son yıllarda artış gösteren boşanmalar maalesef meydana gelmektedir. İnsanlar bu noktaya gelmek istemeseler de çok çaba sarf etseler de maalesef boşanmak zorunda kalabilirler. Boşanmanın en doğru yolu çiftler arasında anlaşmalı boşanma olmalıdır. Çekişmeli dava çok uzun yıllar alacak iki tarafında üzülmesine neden olacaktır. Çekişmeli dava açıldığı zaman üç yılı bulmaktadır bu süreç. Anlaşmalı boşanma ise tek celsede bir gün içerisinde gerçekleştirilmektedir.

 

Anlaşmalı boşanma nasıl gerçekleştirilmektedir?

İlk şartı çiftlerin bir yıllık evliliklerinin doldurması gerekmektedir. Bir yıldan kısa süren bir evlilikte anlaşmalı boşanma mümkün olmamaktadır. Medeni kanun bir yıldan az süren evliliklerde anlaşmalı boşanmayı kabul etmemiştir. Bir yıldan kısa süreli evlilikler anlaşmalı boşanma dışında şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanabilirler. Bu durumda çekişmeli dava açılacaktır. Anlaşmalı boşanma da bir hususta eşlerin birlikte dava açmasıdır. Yani bir eşin açtığı davayı diğer eşin de kabul etmesi gerekmektedir. Bu nedenle eşler birlikte anlaşarak beraber dava açabilirler. Beraber dilekçe verebilirler.

Bunun dışında eşlerden birisi dava açar da diğer eş mahkemede kabul ederse bu da anlaşmalı boşanma olacaktır. Bir diğer husus ise eşlerin altın ziynet mal paylaşımı gibi konularda hem fikir olarak birbirinin taleplerini kabul etmelidir. Herhangi bir konuda ayrılığa düşerlerse kesinlikle anlaşmalı boşanma gerçekleşmez. Son olarak da iki eşte mahkeme huzuruna çıktıklarında mahkemeye açıkça ayrılmak istediklerini söylemelidirler. Bu durumda artık boşanma gerçekleşmiş olacaktır. Daha sonrasında nüfus müdürlüğüne giderek eşler kendi soyadını medeni durumunu değiştirme talebinde bulunurlar. Böylece eski günlerine dönebilirler.

Boşanmada en çok dikkat edilmesi gereken husus eşler her türlü konuda fikir birliğine varmalıdır anlaşmalı boşanmanın seyrinin doğru işleyebilmesi için. Eğer çocuk varsa hassas davranılmalı eşler ortak fikirler alarak hem çocuklarını hem birbirlerinin üzmeden birbirlerine velayeti vermelidirler. Birbirlerinin düşmanca görmeden çocuklarının ortak olduğunu hatırlayarak çocukları birbirlerine yasaklayacak kadar ağır kararlar vermemelidirler. Boşanmada en çok zarar gören çocuklar olmaktadır. Bu noktada çekişmeli dava ile yıllar boşa harcamak yerine anlaşmalı dava ile boşanmak en doğru karar olacaktır.

Mal paylaşımlarında ise çocukların maddi giderlerinin karşılanması açısından doğru paylaşımlar yapılmalıdır. Aksi taktirde bu paylaşımları mahkeme belirleyecektir. Bu durumda iki tarafı da tatmin edecek sonuçlar ortaya çıkmayacaktır. Son olarak evliliği devam ettirmek için öncelikle karşılıklı konuşarak bütün problemler halledilmeli bütün çözüm yolları denenmelidir. Eğer hiç bir yol evliliği sürdürmede yeterli değilse mahkemeye başvurma en doğrusu olacaktır.