Kategori: BLOG

Anlaşmalı Boşanma

Herkes güzel bir evlilik ömür boyu süren bir beraberlik yaparak evlilik hayatını sürdürmek ister. Ancak son yıllarda artış gösteren boşanmalar maalesef meydana gelmektedir. İnsanlar bu noktaya gelmek istemeseler de çok çaba sarf etseler de maalesef boşanmak zorunda kalabilirler. Boşanmanın en doğru yolu çiftler arasında anlaşmalı boşanma olmalıdır. Çekişmeli dava çok uzun yıllar alacak iki tarafında üzülmesine neden olacaktır. Çekişmeli dava açıldığı zaman üç yılı bulmaktadır bu süreç. Anlaşmalı boşanma ise tek celsede bir gün içerisinde gerçekleştirilmektedir.

 

Anlaşmalı boşanma nasıl gerçekleştirilmektedir?

İlk şartı çiftlerin bir yıllık evliliklerinin doldurması gerekmektedir. Bir yıldan kısa süren bir evlilikte anlaşmalı boşanma mümkün olmamaktadır. Medeni kanun bir yıldan az süren evliliklerde anlaşmalı boşanmayı kabul etmemiştir. Bir yıldan kısa süreli evlilikler anlaşmalı boşanma dışında şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanabilirler. Bu durumda çekişmeli dava açılacaktır. Anlaşmalı boşanma da bir hususta eşlerin birlikte dava açmasıdır. Yani bir eşin açtığı davayı diğer eşin de kabul etmesi gerekmektedir. Bu nedenle eşler birlikte anlaşarak beraber dava açabilirler. Beraber dilekçe verebilirler.

Bunun dışında eşlerden birisi dava açar da diğer eş mahkemede kabul ederse bu da anlaşmalı boşanma olacaktır. Bir diğer husus ise eşlerin altın ziynet mal paylaşımı gibi konularda hem fikir olarak birbirinin taleplerini kabul etmelidir. Herhangi bir konuda ayrılığa düşerlerse kesinlikle anlaşmalı boşanma gerçekleşmez. Son olarak da iki eşte mahkeme huzuruna çıktıklarında mahkemeye açıkça ayrılmak istediklerini söylemelidirler. Bu durumda artık boşanma gerçekleşmiş olacaktır. Daha sonrasında nüfus müdürlüğüne giderek eşler kendi soyadını medeni durumunu değiştirme talebinde bulunurlar. Böylece eski günlerine dönebilirler.

Boşanmada en çok dikkat edilmesi gereken husus eşler her türlü konuda fikir birliğine varmalıdır anlaşmalı boşanmanın seyrinin doğru işleyebilmesi için. Eğer çocuk varsa hassas davranılmalı eşler ortak fikirler alarak hem çocuklarını hem birbirlerinin üzmeden birbirlerine velayeti vermelidirler. Birbirlerinin düşmanca görmeden çocuklarının ortak olduğunu hatırlayarak çocukları birbirlerine yasaklayacak kadar ağır kararlar vermemelidirler. Boşanmada en çok zarar gören çocuklar olmaktadır. Bu noktada çekişmeli dava ile yıllar boşa harcamak yerine anlaşmalı dava ile boşanmak en doğru karar olacaktır.

Mal paylaşımlarında ise çocukların maddi giderlerinin karşılanması açısından doğru paylaşımlar yapılmalıdır. Aksi taktirde bu paylaşımları mahkeme belirleyecektir. Bu durumda iki tarafı da tatmin edecek sonuçlar ortaya çıkmayacaktır. Son olarak evliliği devam ettirmek için öncelikle karşılıklı konuşarak bütün problemler halledilmeli bütün çözüm yolları denenmelidir. Eğer hiç bir yol evliliği sürdürmede yeterli değilse mahkemeye başvurma en doğrusu olacaktır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir

Anlaşmalı boşanma, tarafların boşanmayı istemesi hızlı bir şekilde boşalmayı sağlayan boşanma davası türüdür. İki tarafın da boşanma konusunda anlaşmış olması bu davayı açmak için öncelikli durumdur. Hukuk sisteminde en hızlı şekilde sonuçlanan davalardan biri olan anlaşmalı boşanma yine de belirli formaliteler gerektirdiği için belirli bir süreci gerektirmektedir. Bu süreci etkileyen bir diğer durum da davanın görüldüğü mahkemenin yoğunluğudur.

 

ANLAŞMALI BOŞANMA SÜRECİ

Bu süreç çiftin anlaşma durumuna göre yön değiştirebilir. Çiftler anlaşmışsa durum farklıyken taraflar çekişmeliyse durum daha farklı bir şekilde ilerlemektedir. Anlaşmalı boşanma şartları 721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinde yer alan Anlaşmalı Boşanma Şartları yerine getirilmelidir. Bu durumda eğer tarafların şartları anlaşmalı boşanmaya uygun değilse süreç çekişmeli boşanma şeklinde olacaktır. Kanuni olarak anlaşmalı boşanma şartlarını yerine getirmek olmazsa olmaz durumdur.

 

ANLAŞMALI BOŞANMANIN ŞARTLARI

Anlaşmalı boşanma şartları mercek altına alındığında ilk madde tarafların en az bir yıl süreyle evli olması şartı vardır. Bu durumda anlaşmalı boşanma yapmak isteyen çiftler en az bir yıl boyunca evli olmaları gerekir. Anlaşmalı boşanma için çiftler bütün mal varlığı ve mal paylaşımı üzerinde kendi alanında anlaşma bildirimi yapmalıdırlar. Dava öncesinde çiftlerin bütün mal paylaşımı üzerindeki paylaşım konusu anlaşılmalı ve mahkeme öncesinde bu bildirim yapılmalıdır. Anlaşmalı boşanma davası için en önemli hususlardan biri boşanma protokolü konusudur. Anlaşmalı boşanmalarda taraflar davaya mecburi olarak katılırlar. Hakim tarafları görür ve boşanma protokolünün detaylarını sorarak bu durumu teyit eder.

 

ANLAŞMALI BOŞANMA DAHA AÇMA SÜRECİ

Çiftlerin kısa sürede boşalmasını sağlayan yöntem olan anlaşmalı boşanma türü, dilekçe hazırlayarak mahkemeye başvurma ile süreç başlar. Yetkili mahkemeye verilen dilekçe ile başlayan süreç için aile mahkemeleri görevlidir. Aile Mahkemesi olmayan yerlerde Asliye hukuk mahkemeleri bu davalar için yetkilidir. Dava açılırken son 6 ay boyunca ikamet edilen alanda dava açılmalıdır. Farklı yerlerde ikamet ediyorlarsa davalının olduğu yerde dava görülür.

 

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ NASIL HAZIRLANIR

Anlaşmalı boşanma davasında gerekli belgelerden biri de anlaşmalı boşanma protokolüdür. Protokol yaparken çocuk varsa çocuğun velayeti kimde olacağı kararlaştırılmalı ya da hangi zaman dilimlerinde çocuğun kimde kalacağı belirlenmelidir. Ayrıca evlilik boyunca yapılan mal kazançları daha paylaşımını yapmaları kimin ne alacağı kararlaştırılmalı anlaşmalı boşanma protokolünde bildirmelidir. Anlaşmalı boşanma protokolü doğru şekilde yapıldığında boşanma süreci de kısalacaktır. Ancak net olmayan protokoller uzatarak ek süre gerekebilir ve dava da uzayabilir.

Boşanmalarda Çocuk Velayeti Kaç Yaşına Kadar Anneye Verilir?

Boşanmalarda Çocuk Velayeti

Eşler arasındaki boşanmalarda çocukların velayeti sorunu olduğunda, en son kararı mahkeme vermektedir. Verilen velayet kararı ile anne veya baba; çocuğun bakımı, eğitimi, terbiyesi gibi birçok yetkiyi kendisine almaktadır. Çocuklar üzerinde ebeveynlerin nasıl haklar kazanacağına dair işlemleri Türk Medeni Kanunu’nun 336/2 maddesi belirlemektedir. Yasaya göre, eğer çiftler arasında ortak hayata son verilmişse; hâkim, çocuğun velayetini eşlerden birine verebilir. Karar verirken de göz önünde bulundurduğu bazı şeyler bulunmaktadır.

Velayet Kararı Verilirken Dikkat Edilecek Hususlar

Hâkim karar verirken öncelikle çocuğun menfaatini düşünmektedir. Burada önemli olan çocuğun menfaati olduğundan, hangi ebeveynin çocuğa daha iyi gelecek sağlayacağını tespit etmek önemlidir. Bunun haricinde velayet için dikkat edilecek bir diğer husus çocuğun yaşıdır. 0 ile 3 yaş arasında anne gelirinin önemli olmadığı velayet işlemlerinde çocuk, anneye verilmektedir.

3 ile 7 yaş arasında da anneye verilen velayet, annenin kötü alışkanları olması sebebiyle istisnai olarak babaya verilebilir. Ama Türk hukukunda genel olarak uygulanan kural, 7 yaşına kadar çocuğun velayetinin anneye verilmesidir.